Anasayfa / BASKETBOL  / Asla Cevapsız Kalmayan Adam: Obradovic

Asla Cevapsız Kalmayan Adam: Obradovic

Fenerbahçe'yle üç yıllık yeni bir sözleşme imzalayan Zeljko Obradovic'in mentalitesine yakın plan

zeljko-obradovic

24 Şubat 1997’de İspanya’da arabasının kontrolünü kaybeden Obradovic, bir telefon kulübesine çarptı ve ölümden döndü. O günü “Birkaç saniye öldüğümü ve ardından dirildiğimi düşündüm. O an hayatın ne kadar önemli olduğunu anladım” diye anlatıyor. Obra bu yüzden doğum günü kutlamalarını aslında pek sevmiyor.

obra-dogumgunu

Obra’nın arabasıyla kötü bir anısı da 80’lerde yaşanmış. Yaşlı bir kadına çarptığı ve ciddi yaralanmaya yol açtığı kaza sonrası geceyi karakolda geçirmiş. “İnsanoğlu güzel ve kötü anlardan ders çıkarmalıdır” diyor.

31 yaşında Partizan’ın başına geçen Obradovic’in koçluğa başlama hikayesi özgüveninin yüksekliğini çok iyi anlatıyor. O dönem Partizan Sportif Direktörü olan Dragan Kicanovic, Obra’yla sezon başında şöyle bir konuşma yapıyor.

“Gelecek sezon için bir koçla anlaşmadık”

“Benim tavsiye edebileceğim biri var”

“Kimmiş o?”

“Ben!”

obradovic

Tarih kitaplarını seven Obra’nın favori yazarı Fyodor Dostoyevsky. Müzik olarak Bob Dylan nağmelerini, İspanyol Flamenkosu ve Antonis Remos’un şarkıları favorileri. Balık tutmak da ayrı bir tutkusu.

Yöntemlerimi yazdığım bir not defterim vardı. Herşey için bir cevabım olmalıydı. Bir koç olarak cevapsız kaldığında yolun sonuna gelmişsin demektir.

Hocalarıyla büyük zaferlere imza atan Dejan Bodiroga ve Alexandar Djordjevic, Obradovic’in maç boyunca satranç oynar gibi takımı yönettiğini söyleseler de tecrübeli koç işin oyuncularda bittiğini söylüyor.

Basketbol satrançla paralellikleri olan bir spor ama farklılıkları da var. Satrançta siz oynar ve siz karar verirsiniz. Basketbolda fikirlerinizi gerçeğe dönüştüren ise sahadaki oyuncular. Kariyerimde benim için sahada yüreğini ortaya koyan tüm oyuncularıma minnettarım.

Zeljko Obradovic

Evet Obra oyuncularını koruyan bir spor adamı ama onları da defalarca yerin dibine geçirmiş biri! Bu konuda düşüncesi çok açık ve net.

Ben Zeliko Obradovic’im. İstediğim zaman istediğim yerde konuşabilirim. Tahammül edemediğim iki şey var. Konstantrasyon eksikliği ve oynama arzusu.

Obra bir röportajında vefat eden babasını bir daha görebilmek için her şeyini verebileceğini söylemişti. “Hayatımdaki her şeyi bana o öğretti” diyen babası en önem verdiği kişiydi ancak annesinin de hayatındaki yeri ayrı. Boş zamanlarında annesini görmek için mutlaka Belgrad’a gidiyor.

Oy verin

Yorumlar

Facebook Yorumları