İndirim, kampanya ve duyurulardan haberdar olmak için e-bültene abone olun.
“E-Bülten’e üye ol” düğmesine tıklayarak kişisel verilerin korunması kapsamında aydınlatma metnini kabul etmiş olursunuz.

Morötesi ışık olarak da bilinen ultraviyole ışınları, 1801 yılında Alman fizikçi Ritter tarafından keşfedilmiştir. X ışığının kimyasal maddeler üzerindeki etkisini inceleyen Ritter, mor ışığın ötesinde bir enerji çıkışını fark ederek ultraviyole ışınların varlığını tespit etmiştir. Peki, UV nedir? Ultraviyole, yani morötesi “UV” şeklinde kısaltılarak kullanılır. Peki UV ışık nedir? Çıplak gözle görülemeyen ve farklı dalga boylarına sahip güneş ışınları da “UV” ışık olarak ifade edilir.
UV Işınları Nedir ?
Güneş ışınları gözle görülen ışınlar, kızıl ötesi (infraruj) ışınlar ve morötesi ışınlar (ultraviyole) ışınlar olmak üzere 3 ana gruba ayrılır. Dalga boyları kısa olduğundan dolayı UV ışınları çıplak gözle görülemez. İnsan gözü, dalga boyu 400 ile 700 nanometre boyutundaki ışınları algılayabilir. UV ışınlarının dalga boyu ise 100 ile 400 nanometre arasında değişir. İnsan gözünün algıladığı en düşük dalga boylu ışığın rengi mordur. UV ışınları mor ışığın altında bir boyuta sahip olduğu için morötesi ışınlar olarak tanımlanır. UV ışınlarının en önemli kaynağı güneştir. Güneşin etrafına yaydığı ışınların yaklaşık %9’luk kısmını ultraviyole ışınlar oluşturur. Güneşten gelen morötesi ışınların neredeyse yarısı atmosferde emilir. Buna rağmen UV ışınlarının etkisi dünya üzerinde yoğun bir şekilde hissedilir.
UV Işınların Çeşitleri
Ultraviyole ışınlar dalga boylarına göre UV-A, UV-B ve UV-C olmak üzere 3’e ayrılır.
UV-A Işınları: Dünyadaki ultraviyole ışınlarının yaklaşık %95’ini oluşturan ultraviyole A ışınları en uzun dalga boyuna sahip ışınlardır. Ozon tabakasını geçerek dünyaya ulaşabilir. Cilt, göz merceği ve retinaya ulaşabilen UV-A ışınlarına maruz kalındığında kısa bir süre içinde deriye rengini veren cilt pigmenti melanin koyulaşır. Bronzluk olarak bilinen cilt koyulaşması primer pigmentasyon olarak ifade edilir ve geçicidir.
UV-B Işınları: Ultraviyole B ışınlarının bir kısmı atmosferden geçerken ozon tabakası tarafından emilmesine rağmen ciltteki melanin pigmentini yüksek oranda etkiler. Geç ama uzun süreli bir bronzluk sağlayan UV-B ışınları ciltte sekonder pigmentasyona neden olur. UV-B ışınlarına maruz kalındıktan 24 saat sonra şiddetli kızarıklık, ağrı, ödem ve içi su dolu kabarcıklar oluşturan ağır güneş yanıkları meydana gelir. Özellikle çocukların gözlerini olumsuz etkileyen UV-B ışınları yetişkinlerin göz merceği tarafından emilir.
UV-C Işınları: Sterilizasyon etkisine sahip olan UV-C ışınları canlı yaşamını yok edici etkiye sahiptir. Özellikle gözler için oldukça zararlı olan bu ışın çeşidi, ozon tabakası tarafından tamamen emilir ve dünyaya ulaşamaz. Ozon tabakasının yer yer inceldiği Antarktika ve Kuzey yarım kürenin bazı bölgelerinde UV-C ışınlarına rastlanmaktadır.

Ultraviyole Işınlarının Zararları
Uzmanların önerdiği zamanlarda ve önerdiği miktarlarda güneş ışığına maruz kalmak sağlık açısından faydalıdır. UV ışınları vücutta D vitamininin sentezinde önemli rol oynar. Sarılık, egzama, sedef hastalığı ve raşitizm gibi hastalıkların tedavisini destekleyicidir. Ancak uzun süreli güneş ışığına maruz kalındığında ultraviyole ışınları sağlığı tehdit edici etkiler yaratabilir:
UV korumalı spor giyim ürünleri ile güneşin zararlı ışınlarından korunmak mümkündür. Spor giyim modellerinden dilediğinizi Barcin.com üzerinden güvenli alışveriş imkanı ile satın alabilirsiniz.