İndirim, kampanya ve duyurulardan haberdar olmak için e-bültene abone olun.
“E-Bülten’e üye ol” düğmesine tıklayarak kişisel verilerin korunması kapsamında aydınlatma metnini kabul etmiş olursunuz.

Kavurucu sıcakların tam ortasında kendimize sormamız gereken bir soruyla baş başa bırakalım sizleri. Vücudunuz yeteri kadar su alıyor mu? Olası bir dehidrasyon tepkimesine ne kadar yakınsınız? Uzmanların yıllarca söylediği gibi günde en az iki litre su içmemiz gerekliliğine günlük hayatın telaşında ne kadar dikkat ediyoruz? Dehidrasyonun ne demek olduğuyla başlayalım isterseniz…
Biri kimyada, biri insan fizyolojisinde olmak üzere dehidrasyonun iki tanımı vardır. Kimyasal olarak dehidrasyon tepkimesi; tepkiyen moleküllerin su kaybına yol açmasıyla ilgilidir. Günlük hayatta bizi ilgilendiren insan fizyolojisinde ortaya çıkan dehidrasyon tepkimesi ise, insan bedeninin aşırı derecede sıvı kaybetmesine verilen addır.
Gezegenimizin %70’inin suyla kaplı olduğu bilimsel bir gerçek, bunun yanı sıra insan vücudunun da %60’ının suyla kaplı olduğunu birçoğumuz temel biyoloji derslerden hatırlıyor olmalı. Suyun yaşamımız için önemi bu denli büyükken yokluğuyla neler kaybedebileceğimizi kestirememek hoş olmazdı doğrusu. Vücudumuzdaki her hücrenin ve tüm organlarımızın gerekli şekilde çalışması için olmazsa olmaz iki şeyden biri olan (bir diğeri oksijen) su, yeterli miktarda tüketmediğimizde başımıza birçok iş açabilir ve birçok sağlık problemine yol açabilir.
Semptomların sorunun hafifliğine ve ciddiyetine göre fark gösterdiğini belirtmeden geçmeyelim. Daha çok yüksek rakımlı yerlerde yaşayan ve kronik rahatsızlığı olan kişilerde, özellikle sporcularda, küçük çocuklarda ve yaşlı insanlarda görülen dehidrasyonun belirtileri günlük hayatta karşılaşabileceğimiz semptomlarla sınırlı olduğu için bilhassa yaz aylarında dikkatli olmakta fayda var. Gün içerisinde bol bol su tüketerek başa çıkabileceğimiz dehidrasyon, ağır semptomlarla geçirildiğinde daha ciddi bir komplikasyona yol açmaması adına mutlaka tıbbi yardım alınması şarttır. Daha hafif belirtilerle ise aşağıda derlemiş olduğumuz doğal yöntemlerle başa çıkabilirsiniz:
Tıp Enstitüsü’ne göre sağlıklı ve yetişkin bir erkek günde 3 litre (yaklaşık 13 bardak), kadın ise 2,5 litre (yaklaşık 10 bardak) su içmelidir. Bu ölçüleri gün içerisine yayabilirseniz dehidrasyonu önleyecek günlük su ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

İskoçyalı bilim insanlarının araştırmalarına göre, su içeriği yüksek meyve ve sebzeler insan vücudunu bir bardak suyun iki katı kadar etkili bir şekilde nemlendirebilir. Özellikle sporcular bu yöntemi deneyebilir.
Kavun, karpuz, portakal, çilek, salatalık, üzüm, marul, turp, ıspanak, domates ve kabak bu meyve sebzelerden bazılarıdır.

İshale ve kusmaya neden olan dehidrasyona en iyi çözüm yoğurt yemektir. Yoğurt organlarınızı da temizler.
Günde bir veya iki adet muz, vücudunuzun ihtiyacı olan suyu karşılar. Muz içeren karışımlar da tüketebilirsiniz.
Yüksek elektrolikli yapısı ile vücudunuzun ihtiyacı olan nemi karşılayabilecek olan Hindistan cevizi suyu dehidrasyon tedavisinde sıklıkla tercih edilir. Hücreler tarafından hızlı bir şekilde emildiği için hızlı sonuçlar alabilirsiniz.

Bildiğiniz üzere limon birçok derde deva… Bir bardak suya sıkmış olduğunuz yarım limona bir çay kaşığı bal ve yarım çay kaşığı karabiber tuzu ile bir tutam tuz katarsanız dehidrasyon tedavisinde daha etkili bir karışım elde edebilirsiniz.

Susuzluğa en etkili çözümlerden birisi de gün içerisinde fırsat buldukça ayran tüketmektir. Yarım çay kaşığı zencefille daha etkili bir sonuç elde edebileceğinizi belirtelim.
Kolay sindirimi ve ferahlık etkisiyle dehidrasyon tedavisinde tercih edilebilir bir diğer yöntem de arpa suyu tüketimidir. Bir su bardağı arpayı 4 su bardağı suda bir saat boyunca kaynatıp soğuduktan sonra süzün. Biraz limon suyu ve balla tatlandırın ve gün içerisinde yavaş yavaş tüketin.
Vücudun kaybettiği sıvı ve minarellerin yerini doldurmak için mükemmel bir seçenek olan ve vücudumuza faydasını saymakla bitiremeyeceğimiz et suyu tüketimi dehidrasyon tedavisinde de sıklıkla tercih edilen bir yöntem olarak bilinir.

Özellikle sporcuların egzersizden önce tüketmelerini önerebileceğimiz çorbalar, dehidrasyonu önlediği gibi performansı artırıcı etkisiyle de dikkat çekiyor. Vücudunuzu nemlendirmek için günde bir kâse çorba içmeyi deneyin.
Dehidrasyona karşı bir eğiliminiz varsa ve bazı belirtileri vücudunuzda görüyorsanız gün içerisinde alabileceğiniz diğer önlemler ise şu şekilde;
Dehidrasyona karşı mücadele etmek işte bu kadar kolay. Evde hazırlayabileceğiniz pratik tariflerle özellikle yaz aylarında başınıza bela olabilecek bu sağlık problemini kolaylıkla alt edebilirsiniz. Ciddi bir dehidrasyon durumunda ise tıbbi destek gerekliliğinin altını tekrar çizmiş olalım.