İndirim, kampanya ve duyurulardan haberdar olmak için e-bültene abone olun.
“E-Bülten’e üye ol” düğmesine tıklayarak kişisel verilerin korunması kapsamında aydınlatma metnini kabul etmiş olursunuz.

Vegan ve vejetaryen beslenme, son yıllarda sağlıklı yaşam, çevre bilinci ve hayvan haklarına duyulan ilgi ile daha popüler hale gelmiştir. Her iki beslenme biçimi de bitkisel ağırlıklı olmakla birlikte, hayvansal ürünlerin tüketimi konusunda önemli farklar barındırır. Bu yaşam tarzları yalnızca gıda tercihlerinden ibaret değildir, aynı zamanda insanların etik, çevresel ve sağlıkla ilgili değerlerini de yansıtır. Siz de vegan ve vejetaryen beslenmeye geçiş yapmayı düşünüyorsanız bu içerikte aklınıza takılan tüm soruların yanıtını bulabilirsiniz.


Vejetaryen beslenme, hayvansal et ürünlerinin tüketilmediği bitkisel ağırlıklı bir beslenme biçimidir. Bu beslenme stilinde kişilerin tercihine bağlı olarak süt ürünleri ve yumurtanın yer alabilir. Canlı hayvan eti (kırmızı et, tavuk, balık vb.) tüketilmeyen vejetaryen beslenmede bazı hayvansal yan ürünler diyete dahil edilebilir. Temelde üç farklı alt kategorisi bulunur:
Vegan beslenme ise, hayvan kaynaklı hiçbir ürünün tüketilmediği, tamamen bitkisel temelli bir beslenme şeklidir. Vegan bireyler, et, süt, yumurta ve bal dahil olmak üzere tüm hayvansal ürünlerden uzak durur. Bu yaklaşım genellikle sadece bir beslenme biçimi değildir; etik, çevresel ve sağlık temelli bir yaşam tarzı tercihini de kapsar. Vegan beslenme hayvanların insanlar tarafından herhangi bir amaçla kullanılmasına karşı çıkmayı temel alan bir etik yaklaşıma sahiptir. Veganlar, hayvanların da insanlar gibi hissedebilir varlıklar olduğunu ve yaşam haklarının bulunduğunu savunur. Beslenmeye ek olarak etik veganlar, hayvanların giyim, eğlence veya diğer amaçlarla sömürülmesine karşı çıkar ve hayvanlardan elde edilen hiçbir ürünü kullanmazlar. Özellikle temel etiği söz konusu olduğunda vejetaryen ve vegan farkı daha belirgin hale gelir.
Veganlık ve vejetaryenlik, her ne kadar benzer yönlere sahip gibi görünse de, özellikle hayvansal ürünlere bakış açısı ve yaşam tarzı tercihleri açısından önemli farklılıklara sahiptir. Aklınızda “Vegan ve vejetaryen arasındaki fark nedir?” veya “Vegan ve vejetaryen aynı şey mi?” gibi sorular dolanıyorsa bu iki beslenme biçimini ayıran temel farkları daha net görebilmek için aşağıdaki maddelere göz atabilirsiniz:
Vegan ve vejetaryen beslenme biçimleri, temelde bitkisel gıdalara dayalıdır ve sağlık açısından pek çok fayda da sunarlar. Ancak, her iki diyetin de kendine özgü avantajları olduğu gibi dikkat edilmesi gereken noktaları da bulunur.
Vejetaryen beslenme genellikle daha düşük doymuş yağ ve kolesterol alımıyla ilişkilendirilir. Bazı araştırmalar, vejetaryenlerin daha düşük vücut kitle indeksine (BMI), düşük kan basıncına ve düşük LDL (kötü) kolesterol seviyelerine sahip olma eğiliminde olduklarını gösterir.[1] Bahsettiğimiz bu faktörler, kalp hastalığı riskinin azalmasına katkıda bulunabilir. Öte yandan hayvansal kaynaklı tüm gıdalardan uzak duran vegan beslenme biçimi ise kilo kaybını teşvik edebilir, kalp hastalığı riskini azaltabilir ve tip 2 diyabetin yönetimine yardımcı olabilir.[2] Fakat, hayvansal ürünlerin tamamen çıkarılması, B12 vitamini, D vitamini, kalsiyum ve omega-3 yağ asitleri gibi bazı besin öğelerinin eksikliği riskini artırabilir. Bu nedenle, eğer vegan beslenme biçimini sürdürüyorsanız eksikliğini hissedebileceğiniz bu besinleri takviye etmeniz ve zenginleştirilmiş gıdalar tüketmeniz oldukça önemlidir.
Vejetaryenler, süt ürünleri ve yumurta tükettikleri için protein, B12 vitamini ve kalsiyum gibi besinleri daha kolay alabilirler. Veganlar ise bu besinleri bitkisel kaynaklardan veya takviyelerden sağlamalıdır.
Her iki beslenme tarzı da kronik hastalık risklerini azaltmada etkilere sahiptir. Öte yandan vegan beslenme belirli besin öğelerini yeterli biçimde alabilmek için daha fazla planlama ve dikkat gerektirir. Bireysel sağlık ihtiyaçlarınız, yaşam tarzınız ve beslenme tercihlerinizi göz önünde bulundurarak sizin için en ideal beslenme biçimini seçebilirsiniz.

Sporcular için vegan ya da vejetaryen beslenme tarzı, doğru planlandığında performansı olumsuz etkilemez, aksine destekleyebilir. Fakat bu beslenme biçimlerinde dikkat etmeniz gereken bazı temel noktalar vardır. En temelde eğer düzenli olarak spor yapıyorsanız yeterli protein alımı büyük öneme sahiptir. Baklagiller, tam tahıllar, kuruyemişler ve tohumlar gibi bitkisel kaynaklar çeşitlendirilerek vegan veya vejetaryen beslenmede protein ihtiyacınızı rahatlıkla karşılayabilirsiniz.
Bunun yanı sıra vejetaryen ve vegan sporcular, demir ve çinko eksikliği riski de taşıyabilirler. Yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyveler ve tam tahıllar gibi demir açısından zengin besinleri tüketerek bu eksiklik de giderilebilir. Bu minerallerin emilimini artırmak için C vitamini ile birlikte tüketebilirsiniz.
B12 vitamini ise sadece hayvansal gıdalarda bulunduğundan, vegan sporcuların B12 takviyesi alması oldukça önemlidir. Vejetaryenler ise yumurta ve süt ürünleri tüketerek bu ihtiyacı karşılayabilirler.
Doğru planlanmış bir vegan veya vejetaryen beslenme, sporcuların performansını ve genel sağlığını destekleyebilir. Fakat bunun için bireysel ihtiyaçlarınıza uygun bir beslenme planı oluşturma amacıyla bir beslenme uzmanından veya diyetisyenden destek almanız büyük önem taşır.
Vegan ve vejetaryen beslenme, doğru planlandığında sağlıklı bir beslenme biçimi ve yaşam tarzı olarak öne çıkar. Fakat tekrar vurgulamamız gerekir ki, bu beslenme biçimlerinde bazı besin öğeleri eksik olacağı için oldukça dikkatli ve planlı bir beslenme programı yapılmalıdır. Örneğin veganlar, hayvansal ürünlerden tamamen kaçındıkları için B12 vitamini gibi bazı temel besin öğelerini bitkisel kaynaklardan alamazlar. Bu nedenle, vegan beslenme biçimine sahip kişilerin B12 vitamini takviyesi alması önerilir. Farklı protein kaynaklarını bir arada tüketerek denge sağlanabilir. Bu anlamda baklagiller, tam tahıllar, soya ürünleri, kuruyemişler ve tohumlar gibi bitkisel protein kaynakları, vegan ve vejetaryen bireylerin diyetinde mutlaka yer almalıdır.
Omega-3 yağ asitleri de vegan beslenmede eksiklik çekilebilecek bir konudur. Çünkü bu yağ asitleri genellikle balıklarda bulunur. Keten tohumu, ceviz ve chia tohumu gibi bitkisel kaynaklar ile omega-3 alabilirsiniz, ancak gerektiğinde takviyeleri de düşünebilirsiniz. Demir ve çinko gibi minerallerin emilimi bitkisel kaynaklardan daha zor olduğundan, bunların emilimini artırmak için C vitamini ile birlikte tüketilmesi de önerilir.
Süt ürünleri tüketilmemesi sebebiyle ortaya çıkabilecek kalsiyum eksikliği ise kalsiyumla zenginleştirilmiş bitkisel sütler ve yeşil yapraklı sebzeler gibi alternatif kaynaklarla giderilebilir. Vegan ve vejetaryen beslenme biçimi doğru planlandığında bu besin eksikliklerinin önüne geçilerek sağlıklı bir şekilde uygulanabilir.
Vegan ve vejetaryen beslenmeye geçiş yapmak, başlangıçta biraz zorlayıcı olabilir, ancak doğru adımlar ve hazırlıkla bu sürec, çok daha kolay hale getirebilirsiniz. “Vegan ve vejeteryan arasında ne fark var?” gibi temel soruların yanıtını öğrendikten sonra kendi beslenme planınızı yapabilirsiniz. Bu aşamada size kolaylık sağlayacak bazı ipuçları ise şöyle:
Geçiş sürecinizde zaman zaman hata yapabilirsiniz, bunu her zaman normal karşılamalı ve elinizden geleni yaptığınızdan emin olmalısınız. Vegan ve vejetaryen beslenme süreci genel olarak sağlıklı bir süreç içerir, fakat eksikliğini hissedeceğiniz vitamin, protein ve mineralleri mutlaka takviyelerle desteklemelisiniz. Sağlıklı bir yaşama adım atarken beslenmenin yanı sıra egzersiz de oldukça önemlidir. İhtiyacınız olan kadın ve erkek egzersiz kıyafetleri için Barcin.com’u inceleyebilir, yeni yaşam stiliniz için ilk adımı atabilirsiniz.
Kaynakça