İndirim, kampanya ve duyurulardan haberdar olmak için e-bültene abone olun.
“E-Bülten’e üye ol” düğmesine tıklayarak kişisel verilerin korunması kapsamında aydınlatma metnini kabul etmiş olursunuz.

Başarı hikayelerine hepimiz bayılırız… Hayatta karşılarına engel olarak çıkan problemlerden, uzun süren uğraşların sonucunda büyük bir azimle kurtulmayı başaran insanlardan daha iyi bizi ne motive edebilir ki?
Önce günde 15 dakikalık yürüyüşler yapmaya başladım, sonrasında bunu 30 dakikaya çıkarttım ve düzenli olarak bu süreyi artırdım. Kilo kaybetmeye başlamadan önce neredeyse her gün patates kızartması yiyordum, ayrıca neredeyse her öğünümde mutlaka karbonhidrat içeren besinler vardı. Sadece bunları bırakmakla kalmadım, günde 3 koca öğünden 6 küçük öğüne geçiş yaptım.
Evde zeytinyağı kullanarak pişirdiğim balıklardan ızgara hindiye kadar birçok yemeği kendim pişiriyorum; ayrıca düzenli olarak sebze, az yağlı peynir, yoğurt ve greyfurt tüketiyorum. Böylece hiç aç hissetmiyorum. Dışarıda yemek yerken tercih ettiğim hamburgerler ve patates kızartmalarının yerine, içinde az miktarda kruton olan salatalar sipariş etmeyi öğrendim.
Dondurmaya asla dayanamıyorum, bu nedenle evde artık hiç dondurma bulundurmuyorum. Böylece canım istediğince küçük bir porsiyon dondurma yemek için dışarı çıkmak zorunda kalıyorum ve bu benim için yeterli oluyor.
“Spor yapıyorum, o yüzden canım ne isterse onu yiyebilirim.” bahanesini hayatımdan çıkardım. Fitness, koşu, yüzme, yaptığım spor ne olursa olsun, ancak sağlıklı ve düzenli beslenme ile gerçek bir başarıya ulaşabileceğimi fark etmem, değişimin en önemli yardımcısı oldu.
İşten akşam geç saatte çıktığımda, evde aç kalmamak için dönüş yolunda fast-food bir şeyler alırdım. Artık evde hazırlayıp yanımda götürdüğüm sağlıklı yiyecekleri ofisten çıkmadan önce yiyorum ve midem guruldamıyor!
Çantamda her zaman protein barı veya meyve gibi sağlıklı atıştırmalıklar bulunduruyorum ki, acıktığım anda başka alternatifler aramak zorunda kalmayayım. Ayrıca öğünlerim beni doyurmaya yetmediğinde, porsiyonlarımdaki sebze miktarını artırıyorum; böylece yemeğin hemen arkasından atıştırmalık veya tatlı ihtiyacımı minimuma indirmeye çalışıyorum.
Kilo vermeye karar verip hareket geçtiğimde, eşimi de yanıma aldım. Böylece o da beslenme şeklini değiştirdi ve düzenli egzersiz yapmaya başladı. Aynı otobüsün içinde aynı yöne doğru ilerliyor olmamız, benim için her şeyi çok daha kolay hale getirdi.”
Her gun tartılıp rakamların aşağı yukarı oynamasıyla canımı sıkmak yerine, kilo verme sürecinde vücut ölçülerimin nasıl değiştiğine veya kıyafetlerimin bedenime uyup uymadığına bakmayı tercih ettim.
